Nasıl keşfettim?

17 Ağustos 1919 depreminden 3-4 gün önce akşamları, yatakta yatarken sürekli bir cereyan çarpması gibi titreşimlerle uyanıyordum.
Hatta yataktan aşağı bile düştüğüm oldu. Buna bir anlam veremedim. Hatta birkaç kez yataktan düşerim diye, yaz ayında olunmasına rağmen yorgana sarılıp yattım. Baktım olmadı, yerde yatmaya başladım.
Doktora gitmeye karar verdim. Bana stresten olduğunu söylediler ve birkaç ilaç verip gönderdiler. İlaçları kullandım fakat hiçbir faydası olmadı. Duş al, çıplak ayakla toprakta dolaş, geçer dediler. Duş aldığımda elektrik çarpmasıyla irkildim, kaçak mı var diye baktığımda, kaçak yoktu. Toprakta gezmeye karar verdim, bu sefer daha çok elektrik almaya başladım. Bu yaşadıklarıma bir anlam veremedim. Toprağa bastığım zaman geçmesi gerekiyor, geçmiyor; duş aldığımda ise elektrik çarpıyordu.
Bu olaylar 17 ağustos depreminden önce devamlı oldu. Sonra deprem oldu. Fakat ben hala farkında değilim. Deprem olacağı zamanlarda bu rahatsızlıklarım çoğalıyordu. Ben yine ilaçlara devam ettim fakat hiçbir faydasını göremedim.
Bir gün evde otururken birden aklıma bir fikir geldi. Ben bu elektriği alıyorum, sakın depremi hissediyor olmayayım dedim ve aileme, yakın arkadaşlarıma, bürodaki personelime konuyu anlattım. Elektriklenme olduğunda kolumda ve ayağımda olan titreşimleri gösterdim. Bu gördüklerini not tutmalarını söyledim ve 1-2 gün sonra depremler olunca onlarda artık benden daha çok inanmaya başladılar. Bu testlerimiz birkaç gün sürdü.
Ve böylece kaslarımın kasılmasına göre deprem bölgelerini tespit eder oldum.